İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ali Şükrü Bey’i Şehâdete Götüren Süreçte Lozan Görüşmeleri ve Muhalefet – İsmail Hacıfettahoğlu

Dünyada başka bir örneği daha yoktur ki; askeriyle, hakimiyle, kâtibiyle, mensubuyla bir Millet Meclisi, temsîl ettiği milletine yakışır bir şekilde, topyekûn cihad etsin, Gâzî pâyesi edinsin! Kurulduğu yıllarda, yeni rejimin muhafaza ve inkişafını kendine kudsî vazifeler olarak addetmiş Cumhuriyyet Gazetesi’nin kurucusu Yunus Nadi’nin Gâzî Meclis’te beraber görev yaptığı muhalif gruplara yönelik kullandığı ‘Kendi Kanlarında Boğulacaklar!’ sözleri ne acıdır! Memleketinin menfaatlerini müdafaa etmeyi vazife edinmiş yiğitlerin muhalefeti bahane edilerek bu sözlere hedef gösterilmesi de bu Gâzî Meclise yakışsın! Azîz Şehîd Ali Şükrü Bey’in, vaktiyle kader birliği ettiği mebus arkadaşlarının Lozan’daki fiiliyat ve kararlarını tenkit etmesi maalesef Ingilizin olduğu kadar, hem de Gâzî Meclis’in mebuslarının da tepkisini çekmiştir. Zira evin mahremini muhafaza eden yıkılmaz duvarlar olarak nitelendirdiği 12 Adalar ve Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin verilmemesi hususundaki muhalefeti; kendisine sıkılan kurşunları namluya sürmüş, boynundaki urgana ilmik attırmıştır. Şehadeti İngiliz’i sevindiren Trabzonlu bu yiğidin Hak dergâhına varması, Düvel-i Muazzama’ya karşı sırt sırta cihad ettiği arkadaşlarını da üzmüş müdür acep?

Yorumlar kapatıldı.